26 Şubat 2015

DOKUMA TEZGAHINDAN RESİM ÇERÇEVESİNE


Suluhan, Ankara’lı elişi seven okurların çok iyi bildikleri tarihi bir han.  Her çeşit elişi malzemesini satan dükkanlarla çevrili, avlulu,  iki katlı bu tarihi han;  benim de vakit buldukça; bir şey almasam da sadece bakmak için bile gidip; severek  dolaştığım bir yer.

Geçtiğimiz hafta yolum düştü. Dolaşırken kapının hemen yanındaki  bir satıcının,  üzerinde çiviler çakılı dokuma tezgahlarından farklı boylarda sattığını görür görmez atladım. Dokuma işi beni aşar. Kuzuş’a bir takı askılığı yapmak fikri ile;  50 x 100 cm olan bir tanesini aldım. Omuzuma astım. Başka alışverişlerimde olduğu için;  omuzumda çivili tezgah ile biraz dolaştım.  İnsanlar,   bir omuzunda çivili bir tezgah ile dolaşırken biraz tuhaf baktılar ama; aldırmadım. Herhalde sokakta kendine göre bir önlem almış diye düşünmüşlerdir.

Eve geldim. Kuzuş’a yapmayı düşündüğüm  takı askılığını tarif ettim. Sanki pek kafasına yatmadı. O böyle ağaç dallarından bir şey istiyormuş.  "İyi o zaman,  ben de bunu hareketli resim panosu yaparım” dedim. Zaten ne zamandır salondaki konsolun üstüne resimleri değiştirerek asabileceğim bir pano yapma fikrim vardı. Çerçevenin arkasına  beyaz  bir tel çaktık evin diğer reisi ile. Griye boyadım. Aslında eskitme yapmak istiyordum ama, onun için mumlama yapmak  gerekiyordu sanırım. O aşamayı atlamışım. Biraz zımpara ile altındaki beyaz rengi çıkarmaya çalıştım. Nylon ipi uzun kenara paralel, ince kurdeleyi   çapraz  olarak çivilere  bağladım. Konsolun üstüne koydum. Resimleri asmaya başladım. Küçük mandallar bu iş için ideal. Ataş da olabilir. Bu yılın anı resimleri bu çerçevede yerlerini almaya başladı.

Neredeeeen nereye....
 
 










 
 
 



 
Yaşasın dönüşüm....