31 Aralık 2016

BAZEN HEDİYE SADECE BİR MEKTUPTUR....

Çoook uzun zaman oldu buralara uğramayalı. İçimden gelmedi. Zaten bu bloğun temasına uygun fazla bir elişi çalışması da yapmadım. Her gün yeni bir tatsız haberle uyanırken; yaptığım şeyler anlamsızmış geldi. Ama silkinmek gerekiyor. Yeniden başlamak; umutvar olmak. Yeni yıl da öyle. Takvim yaprağı başa dönünce; sanki filmde yeniden başlayacakmış gibi; mutlu son olacakmış gibi heyecanlanıyor insan. Dileğimiz o yönde. Her şey 2017 de çok güzel olsun. Sadece iyi haberlerle uyanalım. (fazla ütopik olsa da bugün böyle hissediyorum)
Ülkemizde gençlerin çok farklı sıkıntıları var ama; aslında bence hepsinin temelinde, ortak olan gelecek kaygısı.
Bizim evde de bir genç var. Onun sıkıntıları, kaygıları da yaşıtlarından çok farklı değil aslında. (Farklı gibi görünse de)
Ebeveynler olarak bizim görevimiz onlara; kendileri , aileleri, arkadaşları, çevreleri ve en önemlisi Ülkemiz için faydalı olabilecekleri eğitim ve öğretimi,  elimizden geldiğince, sağlamaktır diye düşünüyorum ben.
Bu yıl Kuzuş'a bir hediye almak yerine bir mektup yazdım. Elişici anne haliyle onu biraz süsledi, püsledi.








 
 

Mektuba kendim için başlamıştım. Evin diğer reisi ile ortak dileklerle bitirdim.
 Yeni yılın  hepimize, barış, sağlık, mutluluk ve güzellik getirmesini dilerim

Hoşgel 2017......


17 Mart 2016

KAĞIT ÇİÇEKLER


Takvimlere bahar geldi ama; içimize gelmiyor. Bu solmayan kağıt çiçekler evimize getirir belki. Keşke içimize de gelse….









 




 

 

16 Şubat 2016

MISIR TORBASI


MISIR TORBASI
Yiyecekleri eskiden olduğu gibi bez torbalarda saklamak ; sağlıklı bir yöntem.  O kadar güzel dikilmiş bez torba örnekleri görüyorum ki; benimki onların yanında bir hayli amatör. İçerisinde ne olduğu anlaşılsın diye; seramik kalemleri ile üzerini yazıp; bir de desen çizip; patlatmalık mısırları koydum. Yıkmadan önce hafif ütülemiştim.  Suyla bozulmadı. İşleme  bir torba daha şık olurdu ama; bu da pratik bir çözüm. Tembel işi.
 
 









Yaşasın tembellik:)

3 Şubat 2016

BANYONUN DÖNÜŞÜMÜ


Bu bir kesip yap değil; yıkıp yap yazısı. Oturduğumuz eve taşınırken, epey bir tadilat yapmıştık ama; banyodaki pembe renkli küvete dokunamamıştık.  Malum nedenler vakit ve  Cem Yılmaz’ın bir gösterisinde söylediği gibi; “tamaaaaamen duygusal”J . Bir süre sonra bu pembe renk bana fazlasıyla batınca; küveti boyadım. Ancak; zamanla boya bozuldu ve hiç hoş olmayan bir hal aldı. Küveti söküp atmak zorunluluk oldu.  Terzi kendi söküğünü dikemiyor.  Neyse;  evdeki tadilat işleri benim için ani bir karara bakar.  Kırdık, döktük aşağıdaki banyoyu yaptık. Daha derli toplu, genişlemiş bir banyo oldu sanki. Banyo dolaplarını İKEA’dan aldık Kendimiz birleştirdik. Meşe süpürgelikleri evin diğer reisi  monte etti.  Bu kafasına estiği anda işlere girişen kadına  sabrettiği için kendisine çoook teşekkür ederim. Umarım küvetinden kurtulmak isteyenlere ilham verir.







 
KESİPYAP' larda buluşabilmek dileğiyle.....

7 Aralık 2015

MANTAR PANONUN DÖNÜŞÜMÜ


Ne kadar uzun zaman oldu yazmayalı. Neyse bu benim hobim. Vakit yoktu, canım istemedi, vs, vs... Nerede kalmıştık?

Çalışma masamın önüne bir pano yapmak istiyordum. Elimde içi mantar, çerçevesi ahşap bir pano vardı. Çok zor bir şey değil;  sonucu beğendim. Çerçeveyi ve mantar kısmını boyayıp; şablon ile desen yaptım. Küçük bir sorun var, pano bana küçük geliyor.  Başka bir fikrim var. Onu uygulayacağım. Bakalım ne zaman?
 









 
 
Verimli bir hafta olsun.....
 

22 Ekim 2015

BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM

Ne diyor şarkı güzel melodisiyle. Bugün benim doğum günüm, babamın öldüğü yaştayım.....
 
Benim için yaş almak, acısıyla; tatlısıyla güzel bir hayatı sürdürmek çok heyecan verici. Çok şükür babam hayatta ama; rahmetli anneciğimi kaybedeli epey oldu. O bana hep notlar bırakırdı. Bir yere giderken; doğum günlerimde , her fırsatta... Çok güzel notlar.

Aşağıdaki alıntı;  bir önceki bebeğini, ben doğmadan 1 yıl önce,  doğum sırasında kaybeden annemin, ben doğmadan 1 hafta önce yazılmış duyguları..... (bulmaca gibi bir cümle oldu:)
 

15 Ekim 1965

.....
Doğum meselesine gelince; gerçekten tabii bir olay. Tanrı emri, tabiat kanunu.  Bütün korku ve endişelerim yersiz. Öyleyse bu korku ve endişe ne? Kadere inanıyorum inanmasına. Belki de onun için en çok korkuyorum.


Bebecimin  güzel olup olmayacağını bilmiyorum, güzelliği herşeyi halledecektir muhakkak. Ben şimdilik aksi üzerinde duracağım. Ve söyleyemediğim ve insanın yok olurken sevdiklerine söylemesi gereken birkaç noktayı not edeceğim.

1. Şayet doğacak çocuğum benden sonra yaşayacak olursa ona en güzel şekilde bakılması (Kim bakarsa baksın)
2. Tanrı eşime en çok saadet versin. Hayalim ve ruhum onu taciz etmesin hiç bir zaman. Mutlu olmak onun hakkıdır.
3. Mezarımı köyüme babamın bitişiğine defnetsinler (not: annemin babası onu  tanımadan vefat etmiş)  beni hatırlayanlar zahmet edip uğrasın. Gelirken herhangi bir çiçeği getirmeyi unutmasınlar. Bu çiçek isterse bir yeşil ot olsun. Mezarımı yaptırmak istemez. Yalnız kaybolmasın o kadar.
4. Bu sözlerimde köyümü düşünerek  yapmak isteyecek birilerine. Param olursa yardım gereken yerlere verilmesi. (En çoğu fakir öğrencilere ayrılsın)
5. Maddi bakımdan şu ana kadar hiç kimseye  borcum olmadığı gibi......

 

Tüm bunlara gerek kalmadı uzun yıllar.  O bana  ve kardeşime çok güzel baktı.   Biz onu kaybettiğimizde onun vasiyetini yerine getirerek, yaklaşık 40 yıl sonra, köyüne babası ve annesine yakın bir yere defnettik. Zaman zaman çiçekle ziyaretine gidiyoruz. Onun istediği gibi; kendisi ve çevresine yararlı, doğru, dürüst, iyi insanlar olmaya çalıştık.

 
Bu gün benim doğum günüm. Dileğim, annelerin ağlamadığı, tüm çocukların, gençlerin güzel  bir geleceğe kavuşması. Başka ne dileyebiliriz ki....
 
 


21 Haziran 2015

BABALAR GÜNÜ

Sevgili babam, eşim, 
 baba olan ve kendisini "baba" hisseden tüm erkeklerin
 Babalar Günü kutlu olsun.
 
 
 

6 Mayıs 2015

GERİ DÖNÜŞÜMÜN DİBİ


Daha önce de paylaşmıştım. En sevdiğin işlerin başında yeniden değerlendirme geliyor.  Bazen  çöp ev olmayalım diye;  değerlendirmek üzere sakladığım malzemeleri   doğrudan geri dönüşüme göndermem  gerekiyor.

Çikolata ve pastalardan, hediye paketlerinden çıkan kurdeleleri saklar mısınız?  Bende de birikmiş bir sürü var. Yıkadım ütüledim.

Geri dönüştürülmüş kurdelelerle, geri dönüştürdüğüm pet şişeyi kaplayarak, geri dönüştürülecek kapaklara kap yaptım.
 













 
Geri dönüşümün dibi.....

7 Nisan 2015

BATMAN DESENLİ AYAKKABI


Daha önceki yazımda bahsettiğim, kızıma doğum günü için yaptığım, Batman logolu ayakkabıyı nihayet yazabiliyorum.

Siyah ayakkabıları çok uygun fiyatla aldım. Ne de olsa ilk defa ayakkabı boyayacağım için, başarılı olamamak vardı. Ama korkmamak gerekiyor.  Bir şeyleri başarmak için cesaret gerek.  Tabi sadece cesaret de yetmez. İyi bir planlama, hazırlık, ön çalışmada lazım. Hayatta hiçbir şey kolay değil. Emek istiyor.  Okuyanda gökdelen inşa ettim sanacak. Olsun, işin küçüğü büyüğü olmaz. Her işe aynı özeni göstermek gerek diye düşünüyorum. Eskiler ne demiş " Emeksiz yemek olmaz"

Kesme makinamda uygun boyutta şablonlar tasarlayıp, vinil kağıttan keserek hazırladım.  Arkası yapışkanlı kağıttan elle de kesilerek hazırlanabilir. Ancak iyice yapıştırmak gerekli ki; boya şablonun etrafına taşmasın. Logonun kendi rengi olan sarı akrilik boya ile boyadım. Ayakkabının havası değişti. Boya ne kadar kalıcı olur onu bilmiyorum. Neticede bu bir  ayakkabı. Yağmura çamura dayanır mı yıkanır mı denemedim. Denersem sonucu paylaşırım.

Kuzuş’ta beğendi.  Güzel günlerde giysin.















 
 
Planlı cesaretiniz bol olsun....

14 Mart 2015

TELEFON KILIFI-BATMAN


Bugün postada Kuzuş’un bir çalışması var. Bugünlerde Batman karakterine takmış durumdayız. Batman logolu bir T Shirt alınmıştı. Ona uygun bir müzikçalar kılıfı yapmak üzere; masanın başına geçti hobici annenin kızı.

Şeffaf bir  kılıfın içerisine Batman logosu hazırlamak üzere,  önce,  beyaz kağıda kılıfın dış hatlarını çizerek kesti. Batman logosunu kağıda aktarma için,  tableti ışıklı masa olarak kullanarak, çizdi ve uygun renklere  boyadı. Yeni neslin bu pratik fikirliliğine şaşmamak elde değil.  Umarım lisans hakkı problem yaratmaz . Tamamen amatör amaçlı bir kopyalama. Sonra kılıfın içerisine yerleştirdi.

Bugün Kuzuş’un doğum günü. Ben de ona Batman logolu bir ayakkabı hazırlıyordum; ama yetiştiremedim.  Bir sonraki postada yazarım artık.

Zaman ne kadar hızlı akıp gidiyor. Koca 14 yıl su gibi geçti. Minik Kuzuş büyüdü . Artık kendine kılıf bile yapabiliyor.

Hayattaki en büyük dileğim, onun sağlıklı, mutlu,  çevresine faydalı bir insan olarak yetiştiğini, hedeflerini gerçekleştirdiğini  görebilmek.






















Mutlu yıllar Kuzuş’um....